Türkiye'de şehir içi ulaşımın temel taşlarından biri olan minibüs hatları, astronomik rakamlarla el değiştiriyor. Güncel verilere göre özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde, bu hatlar milyonlarca liralık fiyatlarla satışa sunuluyor. İstanbul’da bazı hatlar için talep edilen bedeller 18 milyon lirayı zorlamış durumda.
Minibüs hatlarının ticari değeri gün geçtikçe artarken, üç büyük şehirdeki yoğun güzergâhlar 10 milyon liranın üzerindeki fiyatlarla dikkat çekiyor. Bu artış, hatların stratejik konumu ve taleplerin yüksek olmasıyla ilişkili.
İstanbul’da zirve fiyatlar
İnternet üzerindeki ilanlardan alınan bilgilere göre, Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul, minibüs hatlarında fiyat lideri konumunda. Örneğin, Beşiktaş-Sarıyer hattı için 17 milyon 500 bin lira, Bakırköy-Esenler hattı için ise 15 milyon lira talep ediliyor. Şişli-Şişhane güzergâhı ise 14 milyon 500 bin liralık bir bedelle satışta.
Ayrıca, Bağcılar-Ömür-Adliye hattı için 13 milyon 250 bin lira, Taksim-Kadıköy-Bostancı hattı için ise 9 milyon 400 bin lira gibi miktarlar isteniyor.
Ankara’da en değerli hat: Kızılay-Dikmen
Ankara’da minibüs hatları arasında en yüksek bedelle satışa çıkarılan güzergâh Kızılay-Dikmen hattı oldu. Bu hattın satış fiyatı 12 milyon 500 bin lira olarak belirtiliyor. Bunun dışında Ulus-Sincan hattı için 11 milyon 250 bin lira talep edilirken, Ulus-Siteler hattı için 10 milyon 350 bin lira isteniyor. Ankara Etlik Şehir Hastanesini de kapsayan Ulus-Etlik hattı 9 milyon 950 bin liradan alıcı ararken, Keçiören-OSTİM hattının fiyatı 8 milyon lira olarak belirlenmiş durumda.
İzmir’deki mevcut duruma bakış
Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir’de de minibüs hatlarına olan talep yüksek. Urla-İzmir hattı için 8 milyon liralık bir bedel istenirken, Işıkkent-Alsancak hattı 7 milyon 500 bin liradan satışa sunuluyor. Onur Mahallesi-Karşıyaka hattı için belirlenen fiyat 7 milyon 450 bin lira, Buca-Bornova hattı 5 milyon 750 bin lira, Bornova-Pınarbaşı hattı ise 5 milyon 100 bin lira değerle listeleniyor.
Bu rakamlar, minibüs hatlarının sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçtiğini, aynı zamanda büyük bir ticari yatırım fırsatına dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor.