Türk savunma sanayii, küresel askeri ve stratejik yayın organlarında geniş yer bulmaya devam ediyor. ABD merkezli Defence Blog ve denizcilik alanının saygın yayın organlarından Naval News’te yer alan analizlere göre Türkiye, hem Avrupa’da büyük ölçekli mühimmat üretim yatırımlarıyla hem de NATO tatbikatlarında sergilediği ileri teknoloji askeri kapasiteyle dikkatleri üzerine çekti. Analizlerde, Türkiye’nin savunma alanındaki yükselişinin yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte yeni bir denge unsuru oluşturduğu vurgulandı.
352 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
Defence Blog’un analizine göre Türk savunma firması ARCA Savunma, Estonya’nın Pohja-Kivioli savunma sanayi bölgesinde yaklaşık 300 milyon euro değerinde büyük bir mühimmat üretim tesisi kurmaya hazırlanıyor. “ARCA Baltic” adı verilen proje kapsamında 141 hektarlık bir alanda inşa edilecek tesisin 2028 yılında üretime başlaması planlanıyor. Söz konusu tesiste NATO standartlarında kullanılan 155 mm M107 top mermileri, 60 mm, 81 mm ve 120 mm havan mühimmatları ile 20 kilometre menzilli 122 mm roketlerin üretileceği belirtiliyor. Analize göre bu mühimmatlar modern kara savaşlarının temel unsurları arasında yer alıyor. Tesisin üretim, depolama ve lojistik altyapıyı tek merkezde toplayacak şekilde tasarlandığı vurgulanıyor.
NATO TATBİKATINDA TARİHİ İLK
Naval News’te yayımlanan analizde ise Türk Deniz Kuvvetleri’nin NATO’nun Steadfast Dart 2026 tatbikatındaki performansı öne çıkarıldı. Almanya ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve 11 ülkeden yaklaşık 10 bin askerin katıldığı tatbikatta Türkiye’nin en büyük katkıyı sağlayan ülkelerden biri olduğu belirtildi. Analize göre Türk donanması, Baltık Denizi’ne yaklaşık 8 bin kilometrelik mesafede görev yaparak stratejik hareket kabiliyetini kanıtladı. Tatbikatın en dikkat çekici gelişmesi ise Bayraktar TB3 silahlı insansız hava araçlarının (İHA) TCG Anadolu gemisinden kalkış yaparak hedefleri vurması oldu. Atışta TB3, Roketsan üretimi MAM-L mühimmatıyla belirlenen hedefi tam isabetle vurdu. Naval News, bu operasyonun NATO tarihinde bir savaş gemisinden kalkan insansız hava aracının hedefi vurduğu ilk olay olarak kayda geçtiğini belirtti.
MİLLİ GEMİLER SAHNEDE
Analiz yazısında tatbikatta görev alan “Anadolu Görev Grubu”nun Türkiye’nin denizcilik modernizasyonunu temsil ettiği ifade edildi. 27 bin tonluk TCG Anadolu’nun komuta merkezi olarak görev yaptığı belirtilirken, geminin GENESIS-ADVENT savaş yönetim sistemi, zırhlı araç taşıma kapasitesi ve amfibi harekat kabiliyetiyle öne çıktığı aktarıldı. TCG İstanbul fırkateyninin yüzde 80 yerlilik oranıyla üretildiği, CENK-S AESA radarı, Atmaca gemisavar füzesi ve MiDLAS dikey atım sistemi gibi tamamen yerli sistemlerle donatıldığı ifade edildi. Modernize edilen TCG Oruçreis fırkateyninde ise ASELSAN üretimi FERSAH sonar, AKREP atış kontrol radarı ve GÖKDENİZ yakın hava savunma sistemi kullanıldı. Lojistik destek sağlayan TCG Derya’nın yüksek hız kapasitesiyle görev grubunun hareket kabiliyetini artırdığı vurgulandı. Tatbikata ayrıca amfibi deniz piyade taburu, ZAHA zırhlı araçları, SAT-SAS timleri ve helikopter unsurları da katıldı.
TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ROLÜ
Naval News analizinde, Türkiye’nin NATO içinde ilk kez Amfibi Görev Kuvveti Komutanlığı (CATF) ve Çıkarma Kuvveti Komutanlığı (CLF) görevlerini üstlendiği hatırlatıldı. Denizcilik uzmanı Dr. Lee Willett de değerlendirmesinde, Türkiye’nin geliştirdiği insansız sistemlerin NATO için “yeni bir doktrin” oluşturduğunu belirtti. Willett’e göre, TB3 gibi platformlar NATO’nun savaş alanında “kitle ve esneklik” avantajını artırıyor.
Etiketler
Savunma Sanayii