Mahkeme, yanıltıcı reklamlar veya öğrenci bilgilerinin izinsiz kullanımına ilişkin cezai düzenlemeler konusunda önemli bir karar aldı. Yapılan incelemede, aynı fiilin tekrarında cezayı artıran hükmün süresiz uygulanabilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ifade edildi. Bu karar, 14 Mayıs 2026 tarihli ve 33253 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.
İptal kararı, 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde yasama organının ortaya çıkacak hukuki boşluğu doldurması bekleniyor. Söz konusu kararın, özel okulların reklam ve ilan uygulamaları ile öğrenci bilgilerinin kullanımı konusunda yeni bir dönemi başlatacağı değerlendiriliyor.
Mevzuatın AYM gündemine taşınmasını sağlayan başvurular, Kırıkkale 1. Sulh Ceza Hakimliği ile Sandıklı Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapıldı. Her iki mahkeme de baktıkları davalarda düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü. Başvurular birleştirilerek tek bir dosya üzerinden incelendi ve AYM incelemeyi yalnızca belirtilen hükümler ile sınırlı tuttu.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında, yanıltıcı veya gerçeğe aykırı reklam yapılması ile reklam ve ilanlarda öğrenci resmi veya bilgisi kullanılması yasaklanıyor. Kanunda öngörülen cezalara göre bu tür ihlallerde, özel öğretim kurumlarına brüt asgari ücretin 5 katı tutarında idari para cezası verilmesi kararlaştırılmıştı. Ancak iptal edilen hüküm, aynı ihlallerin tekrarında bu cezanın 5 katına çıkarılmasını öngörüyordu.
2026 yılı brüt asgari ücretinin 33 bin 30 TL olduğu dikkate alındığında, yanıltıcı reklam veya izinsiz bilgi kullanımı durumlarında ilk ihlal için 165 bin 150 TL ceza uygulanabiliyordu. Tekerrür halinde ise iptal edilen düzenleme doğrultusunda ceza miktarı 825 bin 750 TL’ye kadar çıkabiliyordu.
Anayasa Mahkemesi, kademeli ceza sisteminin meşru bir mekanizma olduğunu kabul etti ancak söz konusu tekerrür düzenlemesindeki eksikliklere dikkat çekti. Mahkemeye göre, ağırlaştırılmış cezaya yol açan fiiller için herhangi bir zaman sınırı bulunmaması, yıllar önce işlenen bir ihlalin dahi sürekli şekilde dikkate alınmasına olanak tanıyordu. Bu durumun hukuki belirsizliğe ve orantısız bir yük oluşmasına sebep olduğu vurgulandı.
Süre sınırı olmaması nedeniyle özel öğretim kurumlarının faaliyetlerini sürekli ağır cezalar tehdidi altında sürdürmek zorunda kalmasının adil olmadığına karar verildi. Mahkeme, bu eksikliğin hukuk devleti ilkesi, suçta ve cezada kanunilik ile belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Kararın ardından ilgili düzenlemeye dair yeni bir yasal çerçevenin oluşturulması bekleniyor.
Etiketler
Eğitim Haberleri