Etkinlikte konuşan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, el hijyeninin enfeksiyonları önlemedeki kritik önemine değinerek, günlük hayatta el yıkamanın vazgeçilmez bir önlem olduğunu kaydetti. Sönmezoğlu, “El yıkamak yalnızca su ve sabunla teması sağlamak demek değil; elin her noktasını sabunla ovalamak ve yeterli süre boyunca bunu uygulamaktır. Enfeksiyon önleme yöntemleri arasında en etkili, en ekonomik ve en kolay uygulanabilir çözüm, elleri düzenli bir şekilde yıkamaktır. El hijyeni hayat kurtarır” dedi.
Sağlık hizmetleri sırasında enfeksiyon bulaşma riskine dikkat çeken Sönmezoğlu, “Dünyada sağlık hizmetleriyle bağlantılı en büyük sorunlardan biri, hastaların bu süreçte enfeksiyona maruz kalmasıdır. Bunu önlemek için hastanelerde altyapının iyileştirilmesi, yeterli sayıda sağlık çalışanı istihdamı ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin titizlikle uygulanması kritik önem taşır. Bu önlemlerden en basit olanı ise düzenli el yıkamadır” ifadelerini kullandı.
Sönmezoğlu, ayrıca hastanelerde el hijyeninin özel bir önem taşıdığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Hastanelerde sadece su ve sabunla el yıkamak değil, hasta temasından önce ve sonra da ellerin temizlenmesi gereklidir. Bu nedenle düzenli el yıkama uygulamalarını entegre ettiğimiz el hijyeni protokollerini uyguluyoruz. Dünya Sağlık Örgütü de 2009 yılından itibaren her yıl Dünya El Hijyeni Günü’nü kutlayarak bu konuda farkındalık yaratmaya çalışıyor.”
Sönmezoğlu, mikroorganizmaların yayılma yollarını ele alarak, ellerin enfeksiyonların bulaşmasında en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi: “Ağız ve solunum yolu, mikroorganizmaların vücuda en kolay giriş yaptığı yerlerdir. Bu alanlar dışında mikroplar genelde eller aracılığıyla taşınıyor. Ellerimizle hem yüzeylere dokunurken hem de başkalarıyla temas ettiğimizde mikroorganizmaları topluyoruz ve farkında olmadan bu mikropları ağzımıza ya da diğer kişilere bulaştırıyoruz. Bu nedenle el hijyeni, enfeksiyonları önlemede en etkili yöntemlerden biridir.”
El yıkamanın süresi ve yöntemi hakkında da bilgiler veren Sönmezoğlu, ideal süreyi 30 saniye olarak belirtti: “Sadece su ve sabuna dokundurmak yeterli değil. Elin her kısmını, özellikle parmak aralarını, avuç içlerini, başparmakları ve el sırtını 30 saniye boyunca iyice sabunla ovalamak gerekiyor. Ardından bol suyla durulayıp kurulamak şart.”
Toplu alanların hijyenik riskine dikkat çeken Sönmezoğlu, “Kalabalık bölgeler—örneğin alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, trenler veya metrobüsler—mikroorganizmaların en yoğun olduğu yerlerdir. Buralarda bulunulan süre sonrası ellerinizi mutlaka temizlemelisiniz. Eğer o an su ve sabun bulunmuyorsa yanınızda bulunduracağınız küçük boy antiseptikler bu konuda oldukça faydalı olabilir” dedi.
Bağışıklık sistemi zayıf olanların el hijyenine ekstra özen göstermesi gerektiğinin altını çizen Sönmezoğlu, “Mikroorganizmalarla ne kadar az temas edersek o kadar az hasta oluruz. Bağışıklığı güçlü bireyler için olduğu kadar bağışıklık sistemi zayıf kişiler için de el hijyeni hayati önemdedir” dedi.
Etiketler
Sağlık