Daha fazla hava durumu tahmini: İstanbul da 15 günlük hava durumu

Çin ve Rusya’dan ABD’ye Maduro mesajı

ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılışı, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Olayın ardından birçok ülke sert tepkiler gösterirken dikkatler, Çin ve Rusya'dan gelecek açıklamalara çevrildi. Beklenen açıklamalar birer birer gelirken dünyanın çeşitli noktalarından eleştiriler yükseldi.

Küba'nın lideri Miguel Diaz-Canel, saldırıdan ötürü ABD'yi sert şekilde eleştirerek Venezuella'yı desteklediğini duyurdu. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Diaz-Canel, ABD'nin Venezuela'ya yönelik eylemlerini suç olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı. Küba Devlet Başkanı ayrıca, ABD'nin Latin Amerika'daki barışçıl yapıyı gözetmek yerine, Venezuela halkına karşı "devlet terörü" uyguladığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakanlığı da ABD'yi kınayarak Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliği"ne yapılan askeri operasyonun uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. BM Şartı’nda geçen temel ilkelere dikkat çekilen açıklamada, Birleşmiş Milletler'den saldırıya karşı güçlü bir duruş sergilemesi talep edildi.

Çin yönetimi, ABD'nin gerçekleştirdiği eylemleri "hegemonik ve uluslararası hukuku ihlal eden bir saldırganlık" olarak tanımladı. Çin Dışişleri Bakanlığı, Washington'un bu tavrını şiddetle kınarken, Venezuela'nın egemenliğine yönelik tehdidi endişeyle izlediklerini açıkladı. Çin’in, ABD’ye uluslararası hukuk kurallarına uyma ve diğer ülkelerin egemenliklerini ihlal etmeyi bırakma yönünde açıkça çağrıda bulunduğu ifade edildi.

Rusya ise olay karşısında sert bir tepki vererek Maduro ve eşinin serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD ve Venezuela arasındaki gerilimin diyalog yoluyla çözülmesi gerektiği vurgulanırken Bolivarcı hükümetin egemenliğini korumaya yönelik politikalarının desteklendiği ifade edildi. Bu bağlamda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Venezuela’nın Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez ile telefonda görüştü ve hükümetin yardım taleplerine destek olacaklarını açıkladı.

Öte yandan Foreign Policy dergisi yazarı Michael Hirsh, Donald Trump'ın Venezuela'ya yönelik bu hamlesinin büyük güçler arasında tehlikeli bir emsal oluşturabileceğine dikkat çekti. Hirsh'e göre, ABD Başkanı'nın Kongre veya BM’nin onayı olmaksızın tek taraflı şekilde bir ülkeye askeri operasyon düzenlemesi, uluslararası normları daha da zayıflatabilir. Uzmanlar, bu tutumun Çin ve Rusya gibi ülkeleri dünya sahnesinde daha agresif adımlar atmaya yönlendirebileceğinden endişe duyuyor. Trump’ın Venezuela krizindeki yaklaşımı, gelecekteki diplomatik ve askeri dengeleri derinden etkileyebilecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Yorum KURALLARI: Hakaret içerici ve kanuni olarak suç teşkil edecek paylaşımlarda bulunmak yasaktır. Sorumluluk tamamen siz ziyaretçilere aittir.

Daha yeni Daha eski

Reklam1

Reklam2

نموذج الاتصال