Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru projesine ilişkin yaptığı açıklamada, projeye "Zengezur" dendiğini ancak bu hattın artık doğru adlandırılarak "Turan Koridoru" olarak anılması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü gerçekleştirilebileceği yönündeki açıklamasına da değinen Bahçeli, konuyla ilgili olarak, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında en ufak bir fark bile yoktur. Esas mesele, seçimlerin planlandığı zamanda yapılmasıdır. Milleti seçimden önce bir seçime götürüyormuş gibi göstermek yanlıştır. Cumhurbaşkanımız görevde ve biz de onun arkasındayız" şeklinde konuştu.
Azerbaycan’ı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ve Türkiye’ye bağlamayı hedefleyen Zengezur Koridoru projesine de vurgu yapan Bahçeli, bu hattın önemine dikkat çekerek projenin adını Turan Koridoru olarak nitelendirdi.
Bahçeli, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin ise sert eleştirilerde bulundu. İsrail hükümetinin politikalarını hedef alan Bahçeli, “Netanyahu yönetimi, Ortadoğu’da barışı ve huzuru kendi siyasi gelecekleri için bir tehdit olarak görmektedir. Uluslararası hukuku hiçe sayan ve barışın önünde engel oluşturan bu kriz odaklı yönetim, döktüğü her damla kanın ve yıktığı yapıların bedelini eninde sonunda tarihin huzurunda ödeyecektir” yorumunu yaptı.
1948’den bu yana Filistin halkının bağımsız yaşam hakkının sürekli ertelediğini vurgulayan Bahçeli, 1967’den itibaren işgalin daha da derinleştiğini kaydetti. Gazze’nin uzun yıllardır abluka altında yaşam mücadelesi verdiğini, açlık, yıkım ve ölümlerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Bahçeli, İsrail’in 7 Ekim sonrasında izlediği politikalarla savaş hukukunun sınırlarını çoktan aştığını ve dünya kamuoyunun tepkisine neden olduğunu ifade etti. Özellikle masum sivilleri hedef alan saldırılar, şehirlerin yerle bir edilmesi ve hastanelere kadar uzanan tahribat karşısında uluslararası toplumun duyarlılığını dile getirdi.
Netanyahu yönetiminin mevcut tutumuyla bir “kriz üretim mekanizması” hâline geldiğini savunan Bahçeli, İsrail’in bölgedeki barış ihtimallerine karşı durduğunu, Lübnan’a yönelik saldırılar düzenlediğini ve Doğu Akdeniz ile Kıbrıs çevresindeki istikrarı tehlikeye attığını belirtti. Netanyahu’nun iç siyasetteki yolsuzluk davaları ve toplumdaki meşruiyet krizleriyle sıkıştığını söyleyen Bahçeli, "Orta Doğu’da yarattığı zulmü örtbas etmek için kargaşa ve iftiraya başvuran bu zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması, Netanyahu'nun içine düştüğü çaresizlik ve tükenmişliği gözler önüne seriyor" dedi.
Son olarak Bahçeli, Filistin’de yaşanan acılara dair Batı dünyasının tepkisizliğini eleştirdi. Çocukların hayatını kaybettiği, Batı Şeria’da toprak gasplarının sürdüğü ve Lübnan’da kültürel mirasın yok edildiği bir ortamda Türkiye’ye ahlak dersi verilmeye kalkılmasını kabul edilemez bulduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik yapılan eleştirilerin mesnetsiz olduğunu söyleyen Bahçeli, bu tür iddiaların Türkiye için hiçbir değer taşımadığını ifade etti. İnsanlık dramının ortasında dillendirilen bu açıklamalara prim verilmeyeceğinin altını çizdi.
Turan Koridoru: Stratejik Bir İmkân
Dünya ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı’nın savaşlar ve yaptırımlar nedeniyle kırılganlaştığı, Güney Deniz Yolları’nın ise Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin gölgesinde kaldığı bir dönemde, Turan Koridoru’nun hayata geçirilmesi hem bölgemiz hem de Türkiye açısından önemli bir stratejik fırsat sunmaktadır. Mevcut küresel zorluklar göz önüne alındığında bu hat, Türkiye’nin ve bölgenin ihracat güzergâhlarını yeniden belirleyecek, aynı zamanda ülkemizin lojistik kapasitesini artırarak ekonomik gücünü pekiştirecektir. Böylesi zorlu şartlarda, bölge ülkelerinin ekonomileri üzerindeki baskılar devam ederken, Turan Koridoru’nun açılması, Ankara’dan Türkistan’a uzanan bir ekonomik ve stratejik atılım anlamına gelecektir. Kars’tan Iğdır’a, Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanan Türk yurtları için ekonomik dinamizm getirecek olan bu koridor, ayrıca yeni yüzyılın en önemli ulaşım ve ticaret yollarından biri haline gelecektir.
Cumhurbaşkanımız Görevinin Başında, Biz de Destekçisiyiz
Partisinin grup toplantısından sonra basın mensuplarının erken seçim tartışmalarına ilişkin sorularını yanıtlayan Devlet Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılmasının önemine vurgu yaptı. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un olası bir erken seçim tarihi olarak 16 Nisan 2028’i işaret etmesine dair görüşlerini şöyle dile getirdi:
“Seçimlerin zamanında yapılmasıyla ilgili tavrımız açık. Cumhurbaşkanımızın danışmanı tarafından dile getirilen tarih ile seçimlerin normal takvimde yapılması arasında neredeyse bir saatlik fark bile yoktur. Burada esas olan, tüm tartışmaların netlik kazanmasıdır. Televizyonlarda farklı isimler cumhurbaşkanı adayı olarak gündeme getiriliyor ve bunlar üzerinden hesaplar yapılıyor. Bu gibi tartışmalarla toplum seçim havasına sokuluyormuş gibi bir durum yaratılıyor, bu doğru bir yaklaşım değildir. Cumhurbaşkanımız görevinin başındadır ve biz kendisinin arkasındayız.”