Daha fazla hava durumu tahmini: İstanbul da 15 günlük hava durumu

Deutsche Bank’tan TCMB’ye eylülde faiz indirimi sinyali

Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimleri konusunda yeni tahminlerde bulunarak, bu politikaların Eylül ayında başlamasını beklediklerini belirtti. Özellikle gelişen piyasalar üzerinde uzmanlaşmış olan Deutsche Bank’ın Gelişen Piyasalar Araştırma Direktörü Christian Wietoska, normalleşme sürecinin Eylül ayında başlayacağını öngördüklerini vurguladı. Bu açıklamalar, küresel piyasalarda TCMB’nin izlediği para politikası dikkate alındığında önemli bir yansıma yaratmaktadır.

Wietoska, bir televizyon programında yaptığı değerlendirmede, bankanın daha önceki beklentilerine göre faiz indirimlerine Temmuz ayında başlanacağını tahmin ettiğini ifade etti. Ancak petrol fiyatlarındaki artış ve küresel ekonomik koşullardaki olumsuz değişimlerin, TCMB'nin bu süreci geciktirmesine yol açtığını dile getirdi. Wietoska, TCMB’nin faizi yüzde 40 seviyesine çekmesinin, bankanın para politikasında "savunma hamlesi" olarak değerlendirildiğini belirtti.


Ekonomik gidişatın detaylarına değinen Wietoska, Türkiye'de enflasyonun yüzde 30’un üzerinde seyrettiğine dikkat çekti ve mevcut faiz oranlarının oldukça yüksek olduğunu anlattı. Bu durumun, ekonomik koşulların uygunlaşması halinde Merkez Bankası’na faiz indirimleri için alan yaratabileceğini öne sürdü. Ayrıca Türkiye'nin Mısır ve Güney Afrika gibi carry trade yatırımcılarının ilgisini çeken ülkelerle benzerlik gösterdiğini söyleyerek, ülkenin sunduğu yüksek faiz oranının yabancı yatırımcılar için cazip olduğunu belirtti.


Deutsche Bank yetkilisi, global ekonomik şartlarda ciddi bir bozulma olmadıkça Türkiye'de para politikasının gevşeme trendinin devam edeceğini öngörüyor. Bu bağlamda önümüzdeki 6-12 aylık süreçte faiz oranlarının düşmesinin beklenebileceğini belirten Wietoska, yine de para politikasının sıkılaşmasına neden olabilecek risklerin izlenmesi gerektiğini ifade etti. Acil bir faiz artırımı gerektirecek belirgin bir neden olmadığını ifade ederken, dolarizasyon eğiliminin en büyük risklerden biri olabileceğini kaydetti.


Wietoska, Türkiye'nin 2026 yılı ekonomik öngörülerine de değinerek, TCMB’nin yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 28 olduğunu hatırlattı ve Deutsche Bank’ın kendi tahmininin yüzde 30 seviyesinde olduğunu açıkladı. Banka, Türkiye ekonomisinin 2026'da yaklaşık yüzde 3 büyümesini bekliyor; ancak kalıcı yüksek petrol fiyatlarının büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğine işaret etti.

Cari açığın bu yıl gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 3’ü seviyesinde olmasını beklediklerini söyleyen Wietoska, bu seviyenin yönetilebilir olduğunu belirtti. Ayrıca Deutsche Bank'ın 2026 yıl sonu dolar/TL kur beklentisi ise 51 olarak belirtiliyor.


Türk lirasının şu anki değerlenmesi üzerine değerlendirmelerde bulunan Wietoska, liranın diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre pahalı olduğunu söyledi. Enflasyonun önce yüzde 25'e, ardından yüzde 20 seviyelerine gerilemesi için Türk lirasının reel olarak değer kazanmasının kritik olduğunu ifade etti. Türkiye’de carry trade işlemlerinin hacminin yaklaşık 50 milyar dolar olduğunu belirten Wietoska, yatırımcıların özellikle döviz ve değişken faizli tahvillere olan ilgisinin sürdüğünü aktardı.


Türkiye açısından yüksek petrol fiyatlarının en önemli risk faktörü olduğuna dikkat çeken Deutsche Bank, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını önemli ölçüde artırması durumunda Türkiye ekonomisi için ciddi riskler doğabileceği konusunda uyardı. Yüksek petrol fiyatlarının enerji ithalatını artırarak cari dengeyi bozabileceği ve enflasyonist baskıları yeniden güçlendirebileceği belirtildi.

Deutsche Bank'ın Eylül ayında beklenen faiz indirimi tahmini, TCMB’nin gelecekteki para politikası kararları açısından piyasalara yönelik önemli bir mesaj sunarken; bu kararın enflasyon görünümü, petrol fiyatları, küresel finansal koşullar ve Türk lirasının durumu gibi faktörlere bağlı olacağı değerlendiriliyor. 


Wietoska’nın açıklamaları, mevcut sıkı para politikasının kalıcı bir tercih olmaktan ziyade ekonomik ve finansal koşullara karşı alınmış bir tedbir olduğu görüşünü güçlendirirken, eylül ayı TCMB faiz kararı yatırımcıların gündemindeki en kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Yorum KURALLARI: Hakaret içerici ve kanuni olarak suç teşkil edecek paylaşımlarda bulunmak yasaktır. Sorumluluk tamamen siz ziyaretçilere aittir.

Daha yeni Daha eski

Reklam1

Reklam2

نموذج الاتصال