Dünya Altın Konseyi'nin 2026'ya yönelik araştırmasına göre rezerv yöneticilerinin büyük bir kısmı, küresel merkez bankalarının önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı sürdüreceğini düşünüyor.
Merkez bankalarının altın talebindeki ivme kesilmiyor. Dünya Altın Konseyi’nin yayınladığı "2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması", resmi kurumların gelecekte de altın alımına devam edeceğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u, önümüzdeki yıl içinde küresel merkez bankalarının altın rezervlerinde artış bekliyor. Daha dikkat çekici olan ise yöneticilerin yüzde 45'inin, kendi kurumlarının da bu sürede altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtmesi. Bu oran, araştırmanın şimdiye kadarki en yüksek seviyesi olarak kaydedildi.
Dünyanın önde gelen ekonomileri altın alımına yöneliyor
Altının merkez bankalarının rezerv yönetimindeki stratejik rolü de giderek güçleniyor. Katılımcıların yüzde 93'ü şu anda altın rezervi bulundurduklarını ifade etti, bu oran geçen yıl yüzde 81’di. Rezerv yöneticilerinin yüzde 84’ü, altının küresel rezervler içindeki payının beş yıl sonra bugünkünden daha fazla olacağına inanıyor.
Dolar yönelik beklentilerde ise farklı bir görünüm söz konusu. Katılımcıların yüzde 74’ü, doların küresel rezervler içindeki payının beş yıl sonra bugünkü seviyesinin altında kalacağını tahmin ediyor.
Ancak bu durum, altının doların yerini tamamen alacağı anlamına gelmiyor. Esasında eğilim, merkez bankalarının rezervlerini daha geniş bir varlık yelpazesine yaymayı istemelerinde yatıyor. Yani tek bir para birimine veya yatırım aracına bağımlı kalmak yerine daha dengeli bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor.
Kriz dönemlerindeki performansı öne çıkıyor
Merkez bankalarının altını tercih etme nedenlerinin başında, kriz dönemlerinde sergilediği güçlü performans geliyor. Katılımcıların yüzde 90'ı bu özelliği önemli buluyor. Altının uzun vadeli bir değer saklama aracı olması yüzde 84, portföy çeşitlendirmesine katkı sağlaması ise yüzde 82 oranında destek buldu.
Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları için jeopolitik risklere karşı sunduğu koruma da altını daha cazip kılıyor. Ekonomik belirsizlikler, ticaret gerilimleri ve siyasi tansiyonun arttığı dönemlerde altının güvenli liman özelliği daha da önem kazanıyor.
Altınlar farklı merkezlerde saklanıyor
Araştırma, merkez bankalarının yalnızca altın alımını artırmadığını, aynı zamanda rezervlerini depoladıkları yerleri çeşitlendirmeye başladığını da gösterdi.
Son bir yılda katılımcıların yüzde 9'u yurtiçindeki altın depolama kapasitesini artırdığını belirtti. Yüzde 10'u ise yurtdışındaki saklama merkezlerini çeşitlendirdiğini bildirdi. Yurtdışında en çok tercih edilen saklama merkezi yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası olurken, ülke içinde tutulma seçeneği ise yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.
Ekonomik ve jeopolitik riskler belirleyici
Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, faiz oranları, jeopolitik istikrarsızlık ve enflasyon kaygılarının rezerv yönetimi kararlarında etkili olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Fan’a göre altının jeopolitik risklere karşı sağladığı koruma ve rezervlerin çeşitlendirilmesine yaptığı katkı, merkez bankalarının alım kararlarında giderek daha önemli hale geliyor. Kriz dönemlerindeki güçlü performansı, uzun vadeli değer saklama özelliği, enflasyona karşı koruma sağlaması ve portföy çeşitlendirmesindeki rolü de altın rezervi bulundurmanın temel nedenleri arasında yer alıyor.
SON 4 YILDA YILDA 1000 TONUN ÜZERİNDE ALIM
Shaokai Fan, doların küresel rezervlerdeki payının düşmesi beklentisinin altının doları tamamen ikame edeceği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Rezerv yöneticilerinin esas amacının, sahip oldukları varlıkları mümkün olduğunca çeşitlendirmek olduğunu belirten Fan, bu süreçte altının önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.
Altın, yüksek likiditeye sahip olması, güvenilir bir değer saklama aracı olarak kabul edilmesi ve temerrüt riski taşımaması nedeniyle merkez bankaları için güçlü bir seçenek haline geliyor.
Fan, merkez bankalarının son 4 yılda toplamda yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldığını belirtti ve bu miktarın önceki 10 yılın ortalama alım hızını oldukça aştığına dikkat çekti.
📌 Not: yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.