Dünyaca tanınan ekonomistler, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile başlayan gerilimin küresel ekonomiye ciddi olumsuz etkiler yapabileceği konusunda uyarılarda bulundu. En kötü senaryoda, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda petrol fiyatlarının 108 dolara kadar yükselebileceği ifade ediliyor. İşte uzmanların öngörüleri ve petrol piyasasının geleceğiyle ilgili değerlendirmeler.
Bloomberg Economics'in analizine göre, bölgedeki savaş, küresel ekonomi için önemli bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, özellikle gümrük tarifelerinden kaynaklanan ekonomik zorluklardan çıkmaya çalışan dünya ekonomisinin yeni bir enerji krizine hazırlıksız olduğunu vurguluyor.
Ekonomistlerden Ziad Daoud, Dina Esfandiary ve Jamie Rush'ın öne sürdüğü tahminler, uzun süre yüksek seviyelerde seyredecek petrol fiyatlarının Avrupa üzerinde büyük bir yük oluşturabileceğini gösteriyor. Bunun neticesinde, Avrupa ekonomisinin ciddi bir durgunluk tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
ABD'de ise Fed için belirsizlik devam ediyor. Bloomberg Economics'e göre, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu tetikleme riski ile ABD Başkanı Donald Trump'ın faiz indirimi konusundaki baskıları arasında sıkışacak olan Fed, karmaşık bir tabloyla karşı karşıya kalabilir. Yükselen enerji maliyetleri kısa vadede enflasyonu artırırken, faiz oranlarındaki potansiyel bir düşüş, bu baskıyı daha da yoğunlaştırabilir.
Savaşın etkileri Çin ekonomisine de yansıma riski taşıyor. İran'dan düşük maliyetle petrol ithal eden Çin'in, yaşanan kriz sebebiyle bu avantajını kaybetmesi durumunda ekonomik baskının artabileceği ifade ediliyor. Ayrıca Trump yönetiminin uyguladığı gümrük tarifeleri ve Çin’in emlak piyasasındaki sorunlar da bu baskıları daha da artırıyor.
Ekonomistler çatışmaların kontrol altına alınabilmesi durumunda ekonomik toparlanmanın mümkün olduğunu ve petrol fiyatlarının tekrar varil başına 65 dolar seviyelerine çekilebileceğini dile getiriyor. Ancak aynı zamanda şu anda yaşanan gelişmelerin daha büyük bir krize yol açması olasılığının da güçlü olduğuna dikkat çekiliyor.
Bloomberg Economics'in en kötü senaryo tahminlerine göre, çatışmaların daha da derinleşmesi durumunda enerji altyapılarının hedef alınması söz konusu olabilir. Bu durumda rafineriler, limanlar ve boru hatları ciddi şekilde zarar görebilir, bu da enerji üretiminde büyük aksamalar yaratabilir. ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerleri koruma yönündeki hamlelerine rağmen, İran'ın düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla gerçekleştirebileceği birkaç kritik saldırıyla boğazın fiilen kapalı tutulabileceği öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı'nın sürekli kapalı kalması durumunda ise petrol fiyatlarının yüzde 80 artışla varil başına 108 dolara ulaşabileceği ve yıl sonuna kadar bu seviyede seyredebileceği tahmin ediliyor.
Ekonomistler ayrıca merkez bankalarının enflasyon kararlarının kritik önem taşıyacağını ifade ediyor. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini nasıl etkileyeceğinin belirleyici rol oynayacağına dikkat çeken uzmanlar, eğer beklentiler sabit kalırsa Fed ve Avrupa Merkez Bankası'nın geçici enflasyon etkilerini göz önünde bulundurarak büyümeye destek vermek amacıyla faiz indirimine gidebileceğini düşünüyor. Ancak beklentilerin sarsılması durumunda artan enflasyonist baskılar merkez bankalarını faiz artırımı yönünde adımlar atmaya zorlayabilir.
Diğer yandan Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, daha önceki çeyrek puanlık faiz indirimi beklentisinden artık eskisi kadar emin olmadığını belirtti. New York Fed Başkanı John Williams ise finansal piyasaların gelişmelere şu ana dek sınırlı tepki verdiğini ifade ederken, enflasyonun yavaşlamaya devam etmesi durumunda ek faiz indirimlerinin masada olabileceğini dile getirdi.
Sonuç olarak, ekonomi çevreleri çatışmaların küresel piyasalara etkilerini yakından izlerken, mevcut durumun hem politika yapıcılar hem de ekonomiler için zorlu bir dönemin sinyalini verdiği belirtiliyor.
📌 Not: yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.